Çocuk KBB Hastalıkları

Genel Bilgiler

BURUN TIKANIKLIĞI, BURUN AKINTISI, GENİZ ETİ VE SİNÜZİT

Geniz eti (adenoid) çocuklarda burun tıkanıklığı ve horlamanın çok sık görülen bir nedenidir; geniz eti büyümesi çocuklarda olduğu kadar erişkinlerde de burun iltihabı (rinit) sinüzit, orta kulak iltahabı (otit) ve kulak zarı çökmesine neden olabilir. Çocuklarda östaki tübü yeterince gelişmemiş olduğundan; orta kulağın havalanması, oksijenlenmesi, basınç eşitlenmesi ve genizdeki iltihabi salgılardan korunması erişkinlere göre daha güçtür. Bu nedenle çocuklar orta kulak problemlerine (zar çökmesi, sıvı birikmesi) kolaylıkla yakalanabilirler.

Çocuk ve Erişkin Östaki tüpleri arasındaki farklılıklar. Çocukta Östaki tübü daha kısa, yatay yerleşimli ve gevşek yapıdadır. Orta kulağı yeterince havalandıramaz ve koruyamaz.

 

Geniz eti büyümesinin solunumu ve beslenmeyi engellemesi, iştahsızlık ve büyüme gelişme geriliğine neden olması, horlama ve uykuda solunum durmasına yol açması ve sık tekrarlayan geniz akıntıları ile orta kulak enfeksiyonlarına (akut otitis media, efüzyonlu otitis media) zemin hazırlaması durumunda geniz etinin alınması (adenoidektomi) gerekir. Adenoidektomi ameliyatı sırasında gerekirse bademciklerin de alınması (tonsillektomi) ve orta kulağa tüp takılması (ventilasyon tübü uygulaması) gerekebilir.

 

Yutak bölgesinin yandan görünümü. Üste geniz eti (adenoid) ve yanlarda bademcikler (tonsil) havayolunu ve beslenme yolunu tıkayacak kadar büyüyebilirler.

Yandan çekilen hava yolu grafisinde büyümüş geniz eti (Adenoid) görünümü.


        

Geniz eti (adenoid) enfeksiyonu ve büyümesinin temel etkileri: orta kulakta sıvı (efüzyon) birikmesi; horlama ve ağzı açık soluk alma; uykuda nefes durması (apne).

 

GENİZ ETİ (ADENOİD) VE GENİZ ETİ AMELİYATI (ADENOİDEKTOMİ) HAKKINDA BİLGİ ALMAK İÇİN İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

BADEMCİK (TONSİL) VE BADEMCİK AMELİYATI (TONSİLLEKTOMİ) HAKKINDA BİLGİ ALMAK İÇİN İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

ORTA KULAKTA SIVI VE ORTA KULAK İLTİHABI  (OTİTİS MEDİA; EFÜZYONLU OTİTİS MEDİA)

Normal kulak zarı, sedefi beyaz ve şeffaf renkte olup, gergin bir yapıdadır, ön alt kadranda yansıyan ışık üçgeni seçilebilir. Sağlam kulak zarı orta kulak boşluğunu dış ortamdan ayırır. Kulak zarının görevi  üzerine gelen ses dalgalarının orta kulak kemikçiklerine iletmektir. Orta kulak kemikçikleri ise (çekiç, örs, üzengi) ses basıncını katlanarak artırdıktan sonra ve iç kulağa iletmekle görevlidirler.

Akut otitis media ani başlangıçlı orta kulak iltihabıdır, genellikle kulak ağrısına ateş de eşlik eder. İltihaplı kulak zarı önceleri kızarır, sonra bombeleşir ve delinerek orta kulak boşluğundaki iltihap dışarı akar. Kulak zarının delik olması durumunda sıklıkla kulak akıntısı da vardır. Çınlama, uğultu ve başdönmesi de görülebilir. Kronik orta kulak iltihaplarında kulak zarında kalıcı yapısal bir değişiklik (perforasyon: zarda delik) vardır ve tedavi edilmediğinde ilerleme gösterebilir.

Östaki tüpü kıkırdak ve kemikten oluşmuş bir boru biçimindedir. Çocuklarda daha kısa, dar ve yatay konumdadır, bu nedenle görevlerini yerine getirmede sık sık zorlanır. Östaki tübü orta kulak boşluğunun havalanmasını ve basınç eşitlemesini sağlar. Yani uçma, dalma ve yükseğe tırmanma gibi atmosfer basıncının eşitlenmesi gereken durumlarda östaki tübünün normal çalışması şarttır. Östaki tübü ayrıca genizdeki salgıların orta kulağa kaçmasını ve orta kulak salgılarının genize boşalmasını da sağlamaktadır.Burun, sinüs veya geniz hastalıkları sonucu östaki tübünün fonksiyonu bozulursa orta kulak havalanamaz ve kulak zarı çöker. Zamanla orta kulak içinde sıvı toplanır ve sık tekrarlayan orta kulak iltihapları oluşur. Kulak zarı çökünce kemikçiklere yapışarak onları eritebilir, çöküntü içindeki birikintiler kötü kokulu kulak akıntısına neden olur ve genişleyen çöküntü kulak arkası kemiğin (mastoid) içine doğru ilerleyebilir.

Tedaviye yanıtsız kulak zarı çökmelerinde östaki tübü fonksiyonunu bozan nedenlerin (geniz eti, bademcik, sinüzit, burun eti, burun kemiği eğriliği) düzeltilmesi gerekir. Bozulan östaki tübü fonksiyonunun geri dönmesi beklenene kadar orta kulaktaki sıvının alınması, orta kulağın uzun süreli havalanmasının sağlanması ve orta kulak ile atmosfer basıncının eşitlenmesi de gerekir. Bu amaçla kulak zarına mikroskop altında açılan bir delik içinden tüp (ventilasyon tübü, havalandırma tübü, basınç eşitleyici tüp) yerleştirilir.

Çocuk yaş grubunda sıklıkla geniz eti, bademcik ve orta kulağa tüp takılması ameliyatları birlikte yapılmaktadır (adenotonsillektomi, adenoidektomi, ventilasyon tübü uygulaması). Bazen östaki tübü sürekli olarak açık durumdadır (patulöz: patent östaki); bu durumda solunum ile kulak zarının hareket etmesi nedeniyle kişi sürekli olarak hasta kulakta nefes seslerini duyar. Patülöz östaki tübüne yol açan nedenlerin ortadan kaldırılması ve ventilasyon tübü uygulanması ile tedavi edilir.

OTİTİS MEDİA (ORTA KULAK İLTİHABI)

Otitis Media, ani başlangıçlı (Akut Otitis Media) ya da kronik ve sinsi seyirli (Efüzyonlu Otitis Media: Seröz Otitits Media) şeklinde ortaya çıkabilir. Akut Otitis media (AOM) özellikle çocuklarda görülen, lokal ve sistemik bulguların aniden geliştiği orta kulağın inflamasyonudur ve çocuklara yönelik, poliklinik hizmetleri veren doktorların en sık karşılaştıkları klinik tablolardan biridir. Timpanik membran hiperemisi, orta kulakta pürülan sıvı birikimi (bazen perforasyon ve akıntı), kulak ağrısı, yüksek ateş, huzursuzluk, istahsızlık, kusma ve benzeri semptom ve bulgulardan oluşan, orta kulağın ani başlangıçlı ve şiddetli bir erken evre hastalık tablosudur. Efüzyonlu Otitis Media (EOM) ise, temelde östaki tübünün yetersiz fonksiyonu nedeniyle orta kulağın havalanmasının bozulması, kulak zarının çökmesi ve orta kulakta sıvı birikmesi tablosudur. Tekrarlayn AOM v/veya tedaviye yanıtsız EOM durumunda geniz etinin alınması (Adenoidektomi) ve kulağa tüp takılması (Ventilasyon tübü: basınç eşitleyici tüp: havalandırma tübü) gereklidir.

Orta kulakta sıvı birikimi (Efüzyonlu Otitis Media).

 Orta kulakta değişik sıvı (efüzyon) görünümleri. 

 

Giderek ilerleyen kulak zarı çökmesi ve orta kulak sıvısı (efüzyon) birikimi.


 

Kulak zarına takılan tüp (ventilasyon: havalandırma veya basınç eşitleme tübü olarak adlandırılır).


Kulak tüpü alınıncaya kadar su ile ilgili aktiviteler sırasında kulak korunmalıdır.


İŞİTME KAYBI

Çocuklarda işitme kaybı genetik nedeni olabilir ya da hamilelik, doğum ve sonrasında çeşitli etkenler nedeniyle gelişebilir. Doğumsal işitme kayıplarında iştmenin ne kadar düzeyde olduğu saptanarak en erken dönemde gerekli tedavi planlanır. Özellikle dil gelişiminin oluştuğu dönem olan 1-4 yaşları arasında ortaya çıkan işitme kayıpları mutlaka dikkatle tedavi edilerek izlenmelidir. Zira bu dönemde işitme merkezleri yeterli işitsel uyarıya alamazlar ise, daha sonra uygulanan tedavilerin de konuşma gecikmesi üzerine yeterli etkileri olmaz. İç kulakta sese duyarlı tüylü hücreler ve sesi beyine ileten işitme siniri lifleri yer alır. Doğumsal iç kulak bozukluklarında genellikle sensoriyel (iç kulak tipi) tipte işitme kaybı vardır ve bu hastaların tedavisinde biyonik kulak ameliyatı (koklear implant) uygulanır.

 

 

Koklear implant (biyonik) kulak ameliyatı ile iç kulağın işlevini gören bir protez ile işitme sinirleri elektriksel olark uyarılır.

İşitme cihazından yarar göremeyecek düzeydeki işitme kayıplarında da ameliyatla yerleştirilen işitme cihazlar (implante edilen işitme cihazı) veya biyonik kulak ameliyatı (koklear implant) gerekebilir. İmpante edilen işitme cihazı, dışta görülür herhangi bir kısım olmadan, işitme cihazının ameliyatla kulak içine yerleştirilmesi ile uygulanır. Koklear implantasyon (biyonik kulak ameliyatı) ise, esasen iç kulak içine yerleştirilen bir elektrod ve buna bağlı olan bir işlemci aracılığı ile işitme sinirinin elektriksel olarak uyarılmasıdır. Bebekler, ancak tüm sesleri duyabilirlerse konuşmayı doğru olarak öğrenebilirler. İşitme cihazı takılan bebek, işitme fonksiyonları açısından yakından izlenir, eğer cihaz ile beklenen yeterli düzeyde gelişme sağlanırsa bu şekilde rehabilitasyona devam edilir. Ancak ileri derecede işitme kayıplarında ve cihaz ile yeterli düzeyde dil gelişimi sağlanamayan çocuklarda 1 yaş civarında, en geç 4 yaşında koklear implantasyon (biyonik kulak) ameliyatı uygulanır.